MİNİK OĞLUMUN DOĞUM GÜNÜ PASTASI:))

      Bu gördüğünüz yakışıklı benim minik oğlum:)) Yanındaki güzel kızda gelinimiz Sıla:)) Benim miniğim 11 Nisan'da 6 yaşını bitirdi ve kreşte güzel bir parti verdik. Daha doğduğu gün dün gibi ama oğlum kocaman bir adam oldu bile eylül'de okula başlayacak. Zaman mı hızlı geçiyor biz mi yaşlanıyoruz bilemiyorum ama evlat güzel şey. Rabbim isteyen herkese nasip etsin.....

      Aslında ne hayaller kurmuştum aylardır araştırmalar yaptım pasta için. Güzel bir ambulans olacaktı bu pasta. Malzemelerimi temin etmekte gecikince kaldı malesef:(( Bu pastanın başına gelmeyen kalmadı. Herşey benim her zaman yaptığım pandispanya tarifi ile oynamamla başladı:)) Akıllılık edip 28 cm için yaptığım pandispanyayı 26 cm lik kalıba dökmem bütün hikayenin başlangıcı oldu. Aklım sıra her zaman 3 e kestiğim pandispanyayı biraz fazla pişirip 4 kata bölecektim. Çok masumane gibi görünen bu fikir son akşamda yapılmaya karar verilen pastanın bu berbat görünüme gelmesinin en büyük sebebi:)) Hani sizde benim gibi hatalara düşmeyin diye yayınlıyorum bu pastayı. Neyse keki kalıba döktüm koydum fırına. Başladı kabarmaya ama durmuyor. Sonra taşmaya başladı. Bir taraftan taşıyor bir taraftan fırının içine dökülenler yanıyor. Tabi ben fırını açmak zorunda kalıp yanan kekleri temizliyorum. Unutmadan o gece tam 13 çeşit hazırladım:)) Neyse sonunda pandispanya 1 saatten fazla bir zaman fırında tutulup pes edilerek çıkarıldı. Doğal olarak pasta yapmaktan bir daha vazgeçildi. Gece yarısına doğru bir baktım pandispanyanın içi pişmiş:)) Hemen aldım bıçağı elime ve tahmin ettiğiniz gibi bu pandispanyadan tam üç düzgün kat çıktı. Gözlerime inanamayarak hemen ganajı hazırladım. Çünkü pasta daha önce yayınladığım ganaj pastanın aynısı. Ganajı hazırladım pastayı halledip dışını kapladım attım dolaba. Bekle bekle donmaz.  Saat ilerliyor ama benim ganaj donmamakta ısrarlı. Artık yorgunluktan elimi kolumu kaldıramayacak hale gelen ben eşimin ısrarlarına dayanamayıp yattım. Sabah 6 da uyandım. Dolabı açtım benim ganaj donmuş:)) O saatten sonra ne yapılabilir ki... Hemen sarı bir hamur hazırladım. Buzdolabından çıkardığım soğuk pastayı sarı hamurla kapladım. Tabi nolduuu şeker hamuru soğuk pastaya kaplanınca başladı terlemeye çünkü hava soğuk kolorifer yanıyor mutfak sıcak... Hemen pastayı balkona çıkardım. Tabi bu arada kurabiye kalıplarımla üstüne kelebekler yerleştirdim. Başka çarem yoktu çünkü o saatten sonra. Hem oğlumun sınıfının adı kelebekler olunca çokda uyumlu oldu:))) Pastayı balkonun kenarına koyup içeri girdim. Diğer gidecekleri paketlemek için. O arada noldu bilin yağmur başlamış.... Tabi pastanın bazı yerlerine yağmur damlaları gelmişti kiii allahtan farkettim. Ama üstündede küçük oyuklar oluşmuştu bile:)) Hemen üstüne küçük yuvarlaklar kesip yapıştırdım. Bu arada pastanın orta katını sütle ıslatmayıda unutmuşum. Pasta fırında 1 saatten fazla durunca kenarları sertleşmişti kalıptan ayırırken kenarları yamuk yumuk oldu:)) Bu gördüğünüz yamuk yumuk pasta tamamen benim eserim. Ömrümde yaptığım en kötü pastaydı:)) Demekki bir şeyi çok istememek gerekiyormuş:)) Sonuç böyle olabiliyor.
     Tadı mı nasıldı. Harika olmuştu. Yiyenler bayıldı ama.... İşte böyle bir doğum günü geçirdik. Hep güzel şeyler yayınlanmaz yaa buda nazarlığımız olsun dimi yani.......

Yorum (22) Yorum yaz!

PEYNİRLİ BÖREK

      Bu aslında yeni bir tarif değil.Daha önce yaptığım pırasalı börekle aynı hamur. Tek farkı arasına tereyağ yerine zeytinyağı sürmem oldu. Malum katı yağdan uzak durmak lazım yaa:)) Bakalım zeytinyağlı nasıl olacak diye denedim. Tadı çooook güzeldi ama tabiki tereyağlı olan kadar çıtır olmamıştı. Tarif aramak istemeyenler için hamurun tarifi aşağıda.

       MALZEMELER:

      Hamur için(Bu ölçülerden iki tepsi çıkıyor)

  • 1 yumurta
  • 1 su bardağı süt
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 yemek kaşığı sirke
  • 1 çay bardağı sıvıyağ(ben zeytinyağı kullanıyorum)
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • Tuz
  • Aldığı kadar un (3-4 su bardağı kadar)
  • Hamurların arasına sürmek için bir su bardağı zeytinyağı

      İçi için

  • Peynir
  • Maydonoz

      YAPILIŞI: Tüm hamur malzemelerini karıştırıp kulak memesi kıvamında bir hamur hazırlayın. Yarım saat kadar dinlendirip bezelere ayırın. Ben iki tepsi için 20 bezeye ayırıyorum.Bir tepsi için 10 beze kullanılacak. Beşi altta beşi üstte olacak. Tabak büyüklüğünde açtığınız bezelerin aralarına zeytinyağı sürüp beşini üst üste koyun. En üstüne yağ sürmeyin. Beş adet hamuru buzdolabına koyup on dakika kadar dinlendirin. Bu arada diğer beşide aynı şekilde hazırlayın. Dolaptan çıkardığınız hamuru bolca unladığınız zeminde açabildiğiniz kadar açın.8 üçgen parçaya bölün.  Her birine peynir ve maydonoz karışımı ile hazırladığınız içten koyup sigara böreği sarar gibi sarın. Üzerine yumurta sarısı sürüp mavi haşhaş serpin. Önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında kızarana kadar pişirin.

AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!!

Yorum (5) Yorum yaz!

AÇMA BÖREK TADINDA MİLFÖY BÖREĞİ!!!

      Biliyorum uzun zaman oldu yeni tarif yayınlamayalı...Ama nedendir bilmem bu aralar elim hiç gitmiyor klavyeye. Aslında küçük oğlumun doğumgünüydü 11 Nisan. Onun için sabahlara kadar uğraştım. Çok güzel bir parti verdik kreşte...Ama görün ki onu bile yayınlayacak heyecanı bulamıyorum kendimde. Son zamanlar benim için pek güzel geçmedi. Yedi yıldır çalıştığım iş yerimden üç ay geçici görevle başka bir hastaneye yollandım. Hala şokunu üstümden atabilmiş değilim. Allahtan çok iyi insanların olduğu bir yerdeyim yine.Hepsi bana çok iyi davranıyor kendimi hiç yanlız hissetmiyorum aslında ama 11 yıllık çalışma hayatından sonra çömez olmak da zoruma gitmiyor değil. Farkında değilmişim ama kendi iş yerimi evim gibi benimsemişim:)) Şimdi kendimi yuvadan atılmış gibi hissediyorum. Belki üç ay sonra geri döneceğim ama zoruma gitti bir kere......

      Neyse uzatmadan konuya geleyim... Bu ayki etkinliğimiz börekler ve ev sahibimiz sevgili Özlem. Aslında daha farklı börekler araştırmıştım ama bir baktım etkinlik gelmiş çatmış. Bende elimdeki tek börek resmi ile katılayım istedim:)) Özleme burdan sevgilerimi iletiyor ve başarılar diliyorum.

      Bu börek milföy hamurundan yapılıyor ama yiyenler milföy olduğuna inanmıyor. Hatta açma börek zannedenler bile var:)) Bir arkadaşımın annesinin tarifi. Ertesi güne kaldığında bile güzeldi. Hani şu beklemiş milföydeki donuk tat bunda yoktu. Bir kerecikte olsa deneyin derim. Hem kolay hem lezzetli çünkü....

      MALZEMELER:

  • Milföy hamuru (9 taneden bir tepsi çıktı)
  • İstediğiniz iç harç (Ben patatesli kıymalı ve peynirli olarak iki tepsi yaptım)
  • Un
  • Yumurta sarısı
  • 1 çay kaşığı pekmez
  • Susam yada çörek otu

      YAPILIŞI: Milföy hamurlarını dolaptan çıkarıp çözünmesini sağlayın. Bu arada iç harcı hazırlayın. Pişirilerek yapılan bir harçsa iyice soğumalı ki hamuru yırtmasın. Çözünen milföyleri tek tek bolca unladığınız tezgaha alıp merdane ile açabildiğiniz kadar ince açın. Açarken bol bol un kullanın ki iyice büyüsün. Bir kare kendinin 4-5 katı büyüyor ve baklava yufkası kadar inceliyor. İncelen hamurun içine harcı koyup çok sıkıştırmadan rulo yapın. Tepsiye yan yana sıralayın. Üzerine yumurta sarısı ile pekmezi karıştırıp sürün. Susam yada çörek otu ile süsleyip istediğiniz gibi dilimleyin. Önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında kızarana kadar pişirin. Dikkat edin pekmezden dolayı üstü çok çabuk kızarıyor. Sonra benimkiler gibi yanık bir görüntü olabilir:)))

AFİYET OLSUN!!!!!!!!!

Yorum (11) Yorum yaz!

PASTAKOLİK VE GANAJ PASTA!!!

       Bu ayki etkinliğimiz pastakolik. Ev sahibimiz sevgili Pastacafe. Ben son anda yetiştirdiğim için yeni yayınlayabiliyorum ama umarım geç kalmamışımdır....

      MALZEMELER:
      Pandispanya için(18 cm lik kalıp için)
  • 3 yumurta
  • 10 yemek kaşığı tozşeker
  • 11 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya

      Ganaj için

  • 200 gr sıvı krema
  • 350 gr bitter kuvertür

      Pandispanyayı ıslatmak için

  • 1 su bardağı soğuk süt

      Süslemek için

  • Fildişi ganaj
  • Arjantin şekeri
  • Şeker hamuru

      YAPILIŞI:Oda ısısındaki yumurta ile şekeri iyice çırpın. Kuru malzemeleri bir kaba eleyin ve karıştırın. Yumurtalı karışıma ekleyip karıştırın. Sadece alt kısmını yağladığınız kalıba döküp önceden 180 dereceye ısıtılmış fırında pişirin. Kalıptan çıkarıp soğumaya bırakın. Pandispanyayı bir gün önceden yaparsanız sonuç daha başarılı olur. Diğer yandan sıvı kremayı bir kaba koyup kaynama derecesine kadar ısıtın ama sakın kaynatmayın. İyice ısınınca parçaladığınız çikolatayı içine atıp ocağı kapatın. Karıştırarak çikolatanın erimesini sağlayın. Oda ısısına gelene kadar karıştırarak bekletin. Bu aşamada çikolata tavlanmış olacak. En iyisi mermer tezgah üzerinde tavlamak ama yoksa yayvan bir kapta yapabilirsiniz. Soğuyan keki 3 parçaya ayırın. Her parçayı sütle ıslatıp aralarına ganaj sürerek pastayı oluşturun. En üstüne ganajı döküp yayın ve kenalarını da sıvayın. Buzdolabına kaldırıp bir süre bekleyin. Dolaptan çıkarıp aynı işlemi tekrarlayın. Pasta kağıdının üç kenarına yağlı kağıt koyup pastayı ortasına alın. Fildişi ganajı yağlı kağıt üzerine rendeleyin. Pastanın kenarlarını kaplayın. Üzerini istediğiniz şekilde süsleyebilirsiniz. Ben küçük gala çiçekleri denedim:))İki dakikada bu kadar oldu...

AFİYET OLSUN!!!!!!

Yorum (12) Yorum yaz!

DİYET ETKİNLİĞİ VE İKİ TARİF:))

      Allahım o kadar çok etkinlik var ki bu ay yetişemiyorum. Aslında çoook yogun günler geçiriyorum ama sevgili arkadaşlarım Ayşe,Yaren,Dilek ve Aynur hergün yeni tarifler araştırıp,yapıp,yiyip yaza tombik tombik girecek olan blogcuları düşünmüşler ve bu güzel etkinliği düzenlemişler:)) Bende son andada olsa yetişip tarifimi yayınlıyorum.

      Hepimiz biliriz ki lezzetli olan şeyler hep bol kalorilidir:)) Ama bu salatalar hem lezzetli hemde düşük kalorili. Hatta yanlız başına yenecek kadar da sağlıklı....Aaa ekmeksiz,yoğurtsuz,etsiz diyet olmaz tabikii. Galiba en iyisi herşeyden yemek ama kararında yemek. Tabi bunu yapabilenede aşk olsun:)))

 

      İki salatanında ana malzemesi haricinde bütün malzemeler aynı. O yüzden tek tarif olarak anlatıyorum.

      MALZEMELER:,

  • 200 gr kültür mantarı yada 1,5 su bardağı haşlanmış mısır
  • Taze soğan
  • Salatalık
  • Domates
  • Maydonoz
  • İsterseniz dereotu
  • Kırmızı yağ biberi
  • Limon
  • Zeytinyağı
  • Tuz

      YAPILIŞI: Mantarları saplarından sıfırlayarak kesin ve yıkayıp limonlu suda haşlayın. Mısır kullanacaksanız konserve mısırsa suyunu süzün. Ben dondurucuya yazın koyduğum mısırları kullandım. Tüm yeşillikleri ince ince doğrayıp mantar yada mısır ile bir kaba alın. Zeytinyağı,tuz ve limonu bir kapta karıştırıp kaba ekleyin. Salatanız hazır....

AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!!!!

Yorum (3) Yorum yaz!

HAMSİ BİTMEDEN!!!!!!!!!!!!!

      Eeee hep kış hazırlığı yapacak değiliz ya....Bazı şeyleride yaz için saklamak lazım:)) Sizde bizim gibi hamsi düşkünüyseniz acele edin o zaman....

      Hafta sonu sebze almak için pazara gittik. Aklımızda balık almak hiç yoktu. Taa kiii balık satılan yere gidipte hamsiye elveda yazısını görene kadar. Geçen senede son anda hamsiyi yakalayıp kilosuna 7 ytl veren ben elveda yazısını görünce tutuştum tabiki:)) Hemen 3 kilo hamsi alıp eve getirdik.

      Gelelim nasıl yaptığımıza.....Ben hamsiyi iki şekilde koyuyorum dondurucuya.

      Birincisi.....

      Hamsileri iyice yıkayıp süzgece koyun iyice süzülsün. Daha sonra içine tuz ekleyip karıştırın. İsterseniz normal una isterseniz mısır ununa bulayıp hamsi tava yapar gibi yani kuyrukları ortaya gelecek şekilde kağıt yada plastik tabaklara dizin. Dondurucuya koymak için kalın poşetler tercih ederseniz daha uzun süre saklayabilirsiniz. Tabakları poşetleyip havasını iyice aldıktan sonra üzerine tarih yazarak dondurucuya kaldırın. Bu şekilde 3 ay tazeliğini yitirmeden saklayabilirsiniz. Dondurucudan çıkarınca hiç çözdürmeden tavaya koyun. Ortasına 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ koyup arkalı önlü pişirin.

      İkincisi....

      Hamsileri kılçıklarını alıp fileto çıkararak temizleyin. İyice yıkayıp süzgeçte bekletin. Daha sonra içine tuz ekleyip karıştırın. Hamsi kuşu yapar gibi iki balığı birbirine yapıştırıp unlayın. Tabaklara sıra ile dizin. Aralarına yağlı kağıt koyarak üst üste dizebilirsiniz. Tabakları aynı şekilde poşetleyip saklayabilirsiniz. Dondurucudan çıkarınca çözdürmeden fritözde yada tavada nar gibi kızartın. Benim tercihim fritözden yana. Çünkü çıtır çıtır oluyor.

      NOT: Dondurucudan çıkardığınız balıkları asla çözdürerek kullanmayın. Çok özel tarifler için çözdürmeniz gerekirse bu işlemi süt içinde yapın. Böylece dondurucu kokusu sinmemiş balıklar elde edebilirsiniz.

AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!!

Yorum (5) Yorum yaz!

YE#32 ÇORBALAR VE İKİ TARİF

   Adındanda anlaşılacağı gibi bu ayki etkinliğimiz çorbalar. Sevgili Lama etkinliğin ev sahibesi. Hepinizin bildiği gibi kendisi yeni anne oldu. Kendisine küçük bebeği ile mutlu ve sağlıklı bir ömür diliyorum. Yeni annelerin katı gıdalara geçtiklerinde kurtarıcısı çorbalardır malum:)) Bende oğlum küçükken o kadar çok çorba araştırdım ki tahmin bile edemezsiniz. Kocaman bir çorba arşivine sahibim:)) Oğlumun sadece çorba yediği dönemlerde günde 3-4 çeşit çorba hazırladığımı hatırlıyorum hem çeşit olsun hemde sıkılmasın diye:))  Tariflere geçmeden önce çocuğunuz küçükken kulağınıza küpe olması gereken bazı şeyler yazmak istiyorum. Aslında bu konuda bir kategori açmak istiyorum ama küçük bir bebeğe ihtiyacım var:)) Çünkü ancak o zaman resimli bebek menülerim olabilir....

  • Bebeğiniz 1 yaşına gelene kadar yemeklerine tuz yada şeker eklemeyin. Tuz böbrek gelişimine zarar verebilir.
  • Bebeğiniz 1 yaşına gelene kadar kesinlikle bal kullanmayın. Alerjik bünyeli çocuklarda ciddi problemlere yol açabilir.
  • Bebeğinize ilk verebileceğiniz sebzeler kabak,patates ve havuçtur.
  • Bebeğiniz için hazırladığınız çorbalarda kesinlikle kavurma işlemi yapmayın. Sebzeleri buharda pişirip püre haline getirmek en uygun metotdut.
  • Bebeğiniz için hazırladığınız çorbalara sıvıyağ olarak zeytinyağı ekleyin ama çorba piştikten sonra üzerine çiğ olarak ekleyin.
  • Bebeğiniz için hazırladığınız çorbayı yapılıp soğuduktan hemen sonra buz kalıplarına döküp dondurun. Kalıplardan çıkarıp buzdolabı poşetine koyarak üzerine tarih atın. Bu şekilde 6 hafta tazeliğini koruyarak saklayabilirsiniz. Malum çalışan bir anneyseniz hayat kurtarıcıdır:)) Kullanacağınız zaman iki kalıp çorbayı küçük bir cezve içinde çok kısık ateşte eritebilirsiniz.
  • Bebeğinizin ayı ilerledikçe çorbalarında tavuk yada et suyu kullanabilirsiniz. Bu sularıda buz kalıplarında dondurup poşetlerseniz bebeğinize yetecek kadarını alıp kullanabilirsiniz.
  • İlerleyen aylarda sebze çorbalarına baklagillerden ekleyebilirsiniz. En iyi tercih mercimektir. En kaliteli bitkisel protein mercimekte bulunuyormuş...
  • Bebeğinizin yemeklerine salça kullanmayın. Konserve ürünlerden kaçının. Bunun yerine taze domatesi kullanın.

  

            HAMUR ÇORBASI

      Rahmetli halama ait bir tarif bu çorba. Ben küçükken ramazanlarda bize gelir babamla birlikte oruç tutardı. Çokta marifetliydi. Yemeğide çok severdi. Kendince icat ettiği tariflerden biride bu çorbaydı. Yani bana öyle söylemişti:)) Bir yöreye ait midir,bilinen bir tarif midir bilmiyorum. Tek bildiğim tadının çok güzel olduğu ve oğlumun severek yediğidir:)))

      MALZEMELER:

  • 1 su bardağı un
  • 1 adet kurusoğan
  • 2 diş sarımsak
  • 4-5 bardak su
  • 2 kaşık salça
  • Tuz

      YAPILIŞI: Kurusoğanı rendenin en ince tarafı ile rendeleyin. Bir su bardağı unu,tuzu ve biraz su ekleyerek hamur yoğurun. Hamurdan küçük parçalar kesip elinizle sulu köfte yapar gibi yuvarlayın. Unlanmış tepsiye koyup sallayarak birbirine yapışmasını engelleyin. Tencereye yağ koyup salçayı kavurun. Üzerine suyu ilave edip kaynatın. Kaynayan suya hazırladığınız hamurları ilave edip iyice pişirin. Pişen hamurlara sarımsak rendesini ekleyip bir taşım daha kaynatıp kapatın.Çorbanın daha koyu olmasını istiyorsanız biraz un ekleyebilirsiniz. Sıcak sıcak servis yapın. Daha ılık yemeyi tercih ediyorsanız tabağınıza biraz yoğurt ekleyebilirsiniz. O şekildede tadı çok güzel oluyor.

      PİRİNÇLİ TAVUKLU ÇORBA

      Aslında bu çorbayı şehriye ile yapıyorum ama bu sefer pirinçle yaptım.Çünkü çocuklar pilava bayılıyorlar ama çorbalarda pirinci pek sevmiyorlar. Ama damak tadı şimdiden gelişsin ileride yemek seçmesin diye her yolu deniyorum:))

      MALZEMELER:

  • 2 adet tavuk but
  • 1 litre tavuk suyu
  • Yarım çay bardağı pirinç
  • 2 yemek kaşığı salça
  • Zeytinyağı
  • Tuz
  • Nane ve kekik

      YAPILIŞI: Tavuk butları iyice yıkayıp haşlayın. Çok ince süzgeçten süzerek içinde partikül kalmamasını sağlayın. Tencereye zeytinyağı koyup salçayı ekleyin. iyice kavurduktan sonra süzdüğünüz tavuk suyunu ekleyin. Haşladığınız tavukların derilerini ayırıp etlerini didikleyin. Kaynayan çorbaya ekleyin. Pirinçleri iyice yıkayıp süzün ve tencereye ekleyin. Pirinçler iyice pişene kadar kaynatın. Tuzunu ve baharatlarını ekleyip ocağı kapatın.

Yorum (10) Yorum yaz!

TRUFF VE ETKİNLİK 19

      Bunlar benim acemi trufflarım. Dondurucuda uzun zamandır bekleyen cevizli kekimi değerlendirme projem aslında:))) Uzun zamandır pdçse ne katılmaya fırsat bulamıyorum. Bundan öncede davet eden arkadaşlarım oldu ama malesef ben yoğunluktan katılamadım:(( Bu sefer bari katılayım istiyorum. O yüzden bu trufflar porselen demlik çay saati etkinliği 19 in ev sahibesi http://yemekguncesi.blogcu.com/ için. Bu trufflaarın tam bir tarifi yok aslında. Yani içine ne isterseniz koyabilirsiniz. Ben sade yaptım,dışını çikolata ile kaplamak yerine kakaoya buladım. Siz hayal gücünüzü kullanın....

      MALZEMELER:

  • 1 ölçü krema
  • 1 ölçü bitter çikolata(ben elit bitter kuvertür kullandım)
  • Ufalanmış kek parçaları
  • Bulamak için kakao

      YAPILIŞI: Keki bir gece önceden açıkta bırakıp bayatlamasını sağlayın. Ertesi gün elinizle ufalayın. Kremayı ocağa koyarak kaynama noktasına kadar ısıtın. Ocağı kapatıp çikolatayı ekleyin. Karıştırarak erimesini sağlayın. Biraz soğuyunca ufaladığınız kek parçaları ile karıştırın. Üstünü örterek bir gece buzdolabında dinlendirin. Ertesi gün ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlayın. Bir kaba kakoyu dökün ve yuvarladığınız topları içine atıp ileri geri sallayarak kakaoya bulanmasını sağlayın. Küçük truff kağıtları ile servis yapabilirsiniz. Ben bu kağıtları daha yeni alabildiğim için resimde yoklar:)) Servise kadar buzdolabında bekletmeyi unutmayın.

AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!!!!

Yorum (17) Yorum yaz!

İNEGÖL KÖFTE

      Bu tarif yıllardır severek takip ettiğim evcininden. Baba tarafından İnegöl'lü olan ben bayılırım bu köfteye. Birkaç sene önce bu tarifi bulunca hemen denedim ve vazgeçilmezim oldu. Birkaç misafirimede yaptım ve hep çok beğenildi. Sizde inegöl köfte severseniz bu tarife bir şans verin belki sizde beğenirsiniz.

      Ben tarifi Evcininden aynen kopyaladım. Çünkü o bütün ayrıntılarını yazmış.

     

Malzemeler : 55 adet küçük köfte için,

1 cup = 250 ml. lik su bardağı

tsp = tatlı kaşığı

  • 1 kg. dananın döşünden çekilmiş kıyma (içindeki yağ ve et oranı inegöl köfte için çok uygun olduğundan özellikle bu tip kıyma çektirin.)
  • Yarım su bardağı bayat ve ufalanmış ekmek içi (galeta unu da olabilir.)
  • Yarım su bardağı su
  • 1 yemek kaşığı tuz
  • 2 tatlı kaşığı karbonat (Amerika'da "baking soda" adı altında bulunuyor.)
  • 1 yemek kaşığı limon suyu
  • 2 adet orta boy soğan (rendelenmiş)
  • Arzu ederseniz yarım su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri  de ekleyebilirsiniz. 

Tarif:

  1. Kıymaya ufalanmış ekmek içi , su ve tuz ekleyin. Hepsini 10 dakika yoğurun. Kapaklı bir saklama kabı içinde 24 saat  buzdolabında dinlendirin.
  2. Ertesi gün sabahtan karbonatı ve limonu bir bardağın içinde karıştırın. Köpüren karışımı kıymanın üzerine dökün.
  3. Soğanları rendeleyin ve köftelere katın. Bu aşamada isterseniz kaşar peynirini de ekleyin ve hepsini iyice yoğurun.
  4. Kıymalardan ceviz büyüklüğünde parçalar koparın. Şekil verin. Saklama kabına dizip akşama kadar tekrar buzdolabında dinlendirin. Eğer köftelerin hepsini pişirmeyecekseniz, ayırdıklarınızı dinlendirmeden buzluğa kaldırabilirsiniz.
  5. Akşama kadar dinlenen köfteleri pişirmeden 10 dakika önce buzdolabından çıkartın. Biraz, oda sıcaklığında bekleyen köfteler kendilerini bırakıp daha iyi pişiyorlar.
  6. Izgara  tavasını  orta ateşte iyice kızdırın. Köfteleri, yağsız tavada arkalı önlü ızgara yapın. Ayrıca köftelerinizi  mangalda veya önceden 200 C derece ısıtılmış fırında 15-10 dakika pişip, servis yapabilirsiniz..
  7. Yanına kimyon, kırmızı tozbiber, sumak, kekik gibi baharatlar ve biber turşusu, domates, piyaz ya da patates kızartması gibi güzellikleri eklemeyi unutmuyoruz tabii.
  • Buzluktan çıkardığınız köfteleri çözdürmeden, hemen pişirin.

Yorum (8) Yorum yaz!

BUGÜN BENİİİİM DOĞUM GÜNÜM!!!!!!!!!!!!

      Şaka yaptıııııııım. Bugün benim doğum günüm değilll ama blogcuyla başlayan yayın hayatımın doğum günü. Yani artık 1 yaşındayıııııııım. İlk günlerde ne heyecanlarla yazdım sayfamı. Bakalım beni ilk gören kim olacak diye beklerken aynı gün keşfedildim sevgili arkadaşlarım tarafından. İlk yorumum ninodan gelmişti. Beni ilk sobeye davet edende sevgili aşevi olmuştu....Hergün gece yarılarına kadar oturup bloguma kaç kişi gelmiş diye bakıp durdum. 100 sayısını gördüğümde bayram ettim:))) İlk yazdığım tariflerde atladığım küçük ayrıntıların ne kadar önemli olduğunu anladım. Mutlaka hatalarımda oldu ama bu güne kadar güzel paylaşımlarla buluştuğumuza inanıyorum. Kimse beni kırmadı, üzmedi, arkadaş listesine kabul etti. Umarım güzel paylaşımlarla daha uzun yıllar beraber oluruz.

Yorum (17) Yorum yaz!

{ Sayfa 1 of 18 }
<- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->
Google
Blogcu ile yapıldı [b]
fight shorts
Free Hit Counters
fight shorts