25/5/2009 · Kategori: Kurabiyeler-Biskuviler

Şimdi diyeceksiniz ki aylarca evde yatıp böyle kötü planlar mı yaptın :)) Yok çok şükür öyle bir çabam. Zaten herkesin bildiği nişastalı kurabiye ama bu ad çok yakıştığı için böyle yayınlamak istedim. Nişastayı sevenler için güzel bir lezzet. Ama servis ederken yanında içecek birşey ikram etmeyi unutmayın yoksa adına layık bir kurabiye oluverir:))
Tarif tarif defterinden Hülyalı adlı üyeye ait. Kendisine teşekkür ediyorum.
MALZEMELER:
400 gr mısır nişastası
1 su bardağı un
1 su bardağı pudra şekeri
1 paket vanilya
2 yumurta
250 gr tereyağ yada margarin(eritilmiş)
YAPILIŞI: Bütün malzemeleri ekleyip ele yapışmayacak şekilde hamur yoğurun. İstediğiniz gibi şekil verip yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine dizin. Önceden ısıtılmış 150 derecelik fırında 30-35 dakika ya da fırınınızın özelliğine göre kontrol ederek beyaz kalacak şekilde pişirin.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Kalıcı Bağlantı
(5) Yorum yaz!
21/5/2009 · Kategori: Tatlilar

Evet uzun bir aranın ardından açılışı güzel bir tatlıyla yapalım. Umarım artık düzenli yazabilirim. Aslında çok tatlı yemeyeN biri olarak bu dört ayı gözlerim heryerde tatlı arayarak geçirdi. Durum böyle olunca da yeni tarifler denendi. Beğenilenler resimlenip kaydedildi:)) Bu tarif Oktay Usta'ya ait. Yapımı çok kolay ama sonuç süper lezzetli. Sizde profiteröl severseniz mutlaka deneyin derim.
Bu ölçülerle 80-90 adet profiteröl hamuru çıkıyor. Yani üç tepsi kadar. Çünkü kabarma payını düşünüp iki cm aralıklarla sıkmak gerekiyor. Hamur fazla gelirse pişirip buzdolabında 3-4 gün derin dondurucuda aylarca saklayabilirsiniz. Ama fazla geleceğini sanmam bizim evde bir akşamda bitti:)) Krema ölçüsü tam geliyor fakat çikolata sosu iki ölçü yapmakta fayda var.

MALZEMELER:
Hamuru için:
1,5 su bardağı su
1,5 su bardağı un
100 gr tereyağ ya da margarin
1 tatlı kaşığı toz şeker
1 tutam tuz
4 adet yumurta
Kreması için:
Yarım litre süt
4 çorba kaşığı un
1 su bardağı toz şeker
1 poşet toz şanti
Üzeri için:
1 paket çikolata sosu
Yarım litre süt
YAPILIŞI: Tencereye su,yağ,tuz ve şekeri koyup ocağa koyun. Kaynamaya başlayınca azar azar un ekleyerek karıştırın. Unun tamamını ekleyince tahta kaşıkla hızlı hızlı karıştırarak kısık ateşte pişirin. Pişen hamuru kenara alıp soğumaya bırakın. Ara sıra karıştırarak soğumasını sağlayın. Elinizin dayanacağı sıcaklığa gelince içine tek tek yumurtaları ekleyin. Her kırdığınız yumurtayı mikserle hamura iyice yedirmeden diğerini kırmayın. Hamur kekten daha sert ama kurabiyeden yumuşak yapışkan bir hal alıyor. Sıkma torbasına hamuru doldurup yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine küçük toplar halinde sıkın. Önceden ısıtılımış 150 derecelik fırında 50-60 dakika yani hamurlar kabarıp kızarana kadar pişirin. Hamuru pişirirken fırını asla açmayın. Pişen hamurları fırını kapatıp soğuyana kadar fırından çıkarmayın. Yoksa hamur çökebilir. Diğer yandan krema malzemelerini tencereye koyup muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin. Mikserle çırpıp havalandırın ve dolaba kaldırın. İyice soğudukça krema koyulaşıp kıvama gelecektir. Kremayı sıkma torbasına boşaltın. Pişirdiğiniz hamurları torbanın ucu ile bastırıp delin ve krema ile doldurun. Hamur kremayı ittiğinde dolmuş demektir. Hazır çikolata sosunu tarifine göre pişirin. Ilınınca hazırladığınız hamurların üstüne döküp hemen servis yapın. Yoksa hamurlar yumuşayabilir.
PÜF NOKTALARI:
1.Hamura koyacağınız yumurtalar mutlaka oda ısısında olmalı.
2.Yumurtaları hamur iyice soğuyunca ekleyin
3.Yumurtaları iyice hamura yedirmeden bir diğerini eklemeyin.
4. Fırın mutlaka ısıtılmış olmalı
5.Hamurlar pişine kadar fırının kapağını asla açmayın.
6.Pişme işlemi bitince fırını kapatın ve hamurları içinde 15-20 dakika soğumaya bırakın. Bu süre sonunda fırının kapağını açın.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!!
Kalıcı Bağlantı
(2) Yorum yaz!
21/3/2009 ·

Eveeeet sonunda döndüm ama yanlız değil. Artık küçük oğlumda hayatımıza eşlik ediyor. Benim sabırsız oğlum 18 Ocak'ta 37 haftalık olarak dünyaya geldi. Çok şükür sağlıklı bir bebek olarak doğdu,ikimizde zor günler geçirdik ve sonunda atlattık çok şükür. Şimdilik gaz problemiyle boğuşuyoruz. Onuda bitirince yeni tariflerle burada olmayı umuyorum. Allahım bunca zaman sonra küçük bir bebekle ilgilenmek ne kadar zormuş. İnsan annesinin kıymetini birkez daha anlıyor:)) İlk bebeğimde annem bakmıştı üç ay oğluma. Ben bu zor zamanlarını hiç hatırlamıyorum onun.. Çünkü sadece emziriyor ve kaçıyordum. Annem bana süt anne diyordu:)) Şimdi anlıyorum ne kadar zor olduğunu. Boşuna dememişler ana gibi yar olmaz diye. Öyle arıyor,öyle özlüyorum ki anlatamam. Kaç gündür ıspanaklı börek istiyor canım. Ama fırsat bulup yapmak ne mümkün. Rahmetli anacım olsa çoktan yollardı kargoya verip ... Aman neyse ben sadece oğlumun doğuşunu haber vermeye gelmiştim sizi de üzmeden gideyim artık. En yakın zamanda görüşmek üzere......
sevgiler.....
Kalıcı Bağlantı
(16) Yorum yaz!
14/10/2008 · Kategori: Kurabiyeler-Biskuviler

Artık hepiniz gelip gidememe sebebimi biliyorsunuz. Arayan soran herkese teşekkür ederim. Beni unutmadınız. Ben sizi merakta bıraktığım ,dönüp cevap yazamadığım halde siz güzel yorumlar yazmaya devam ettiniz. İyiki varsınız....
Şaka maka derken gebeliğimizin 6 ayını geride bıraktık.Kısaca kendimi ve yeni oğluşumu anlatayım size. Yaklaşık 1,5 aydır öksürüyorum. İlk başlarda ilaç kullanmamak için inat edince hastalığım ilerledi gitti. Nefes alamaz hatta yürüyemez hale geldim. Öksürmek kaslarımı o kadar yıprattı ki bacaklarımı hareket ettirip yürümek işkence haline geldi. Bu kadar ilerleyene kadar doktora niye gitmedin demeyin gittim verdiği ilaçlarıda kullandım ama bana mısın demedi:((( Daha sonra başka doktorlara da gittim. Şimdi üçüncü tur ilaçlarımı kullanıyorum. Neredeyse zatürre olacakmışım. Şimdi kutu kutu ilaçlarla iyileşmeye çalışıyorum. Allahtan bebeğim bu durumdan etkilenmedi. Normal bir şekilde ilerliyor ama öksürük çocuğu o kadar sarstı ki durmadan hareket ediyor. 6 ayımızı 3 kilo gibi küçük bir artışla geride bıraktık. Bu hafta yarım kilo daha vermişim ama umarım en kısa zamanda düzelir ve normale dönerim.
Bu gün kendimi iyi hissedince arkadaşlarıma yeni tarif yazacağıma söz verdim. Şimdi siz aylar sonra insan sadece bir kurabiyeyle mi döner diye düşünebilirsiniz ama istek alan bir tarifti:)))
Tarifin aslı çilekli.blogspot.com a ait. O haliyle bile mükemmel lezzette bir kurabiye ama ben kavrulmuş fındık tadını çok sevdiğim için yumurta akı ve kırılmış fındığa buladım. Evdekiler parmaklarını yedi:)) Bir tepsi o gece bitmişti...Unutmadan ben yarım ölçü hazırladım ve bir tepsi kurabiye elde ettim. Yani bereketli bir kurabiye. Ama siz siz olun çok yemeyin çünkü boooool kalorili ama hakkını verecek kadar da lezzetli.
MALZEMELER:
- 1 su bardağı sıvıyağ
- 1 su bardağı pudra şekeri
- 1 su bardağı tahin
- 1’er paket kabartma tozu ve vanilya
- Aldığı kadar un(ortalama 5-5,5 bardak)
- Üzeri için yumurta akı ve iri kırılmış fındık
YAPILIŞI: Yumurta akı ve fındık hariç diğer malzemeleri iyice karıştırıp kurabiye hamurunu elde edin. Fırın tepsisine yağlı kağıt serin. Ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp elinizle yuvarlayın. Üzerine hafif bastırıp önce yumurta akına sonra fındığa batırarak tepsiye aralıklı olarak dizin. 175 derece ısıtılmış fırında hafif pembeleşene kadar pişirin.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!
Not: Ölçüler 2 büyük fırın tepsisi içindir.
Kalıcı Bağlantı
(41) Yorum yaz!
15/7/2008 ·
Biliyorum çoook uzun bir ara oldu. Hergün merak eden arkadaşlarım yorumlar bırakıyor ama ben kimseye gidip teşekkür edecek hali bele kendimde bulamıyorum. Yok yok merak etmeyin hasta falan değilim:)) Sadece Atasofrası ailesi büyümeye karar verdi. Şu anda yaklaşık 10 haftalık olan bebeğimiz sadece peynir yemeyi ve uyumayı seviyor. Doğal olarak annesi de... Hormonlarımdaki değişiklikler beni sersem gibi yapıyor ve bulduğum her fırsatta uyumayı tercih ediyorum. Hatta gözümü açamıyorum denebilir:)) Pc başına oturmakta doğal olarak hayal oluyor. Bazen açıp sayfalarınıza bakıyorum ama en fazla 10 dakika ve bir yorum kadar sürüyor. O yüzden hepinizden özür diliyorum. Umarım bu süre çok uzun olmaz ve ben eski enerjimle burada olurum.
Bu arada üç ay önce ne sıkıntılarla yazdığım geçici görevim bu cuma bitiyor. Farkında olmadan yeni iş arkadaşlarıma da çook alışmışım. Biraz burukluk yaşıyorum şu an. Burada çok güzel insanlarla tanıştım,çok iyi insanlarla karşılaştım. Çok güzel şeyler öğrendim. Belkide ilk defa gerçekten bir laboratuvar teknisyeni gibi çalıştım:)) Ah ahh birde şu nöbetler olmasaydı:))) Buda ne demek oluyor başlangıçta boşyere kendimi üzmüş boşyere sıkıntıya sokmuşum. Gerçekten her işte bir hayır varmış ve ön yargılı olmamak gerekiyormuş. Umarım onlarda benim kadar memnun kalmıştır. Umarım hayal kırıklığı yaratmamışımdır:))
Neyse lafı daha fazla uzatmadan yeni ve güzel tariflerle aranıza dönmeyi diliyorum. Lütfen gelip gitmiyorum diye beni unutmayın. Güzel yorumlarınızı bekliyorum......
Kalıcı Bağlantı
(27) Yorum yaz!
10/6/2008 · Kategori: Pratik Menuler

Portakal ağacının ünlüüü hindistan cevizli kartopları. Çok uzun zamandır denemek istiyordum günüme nasip oldu. Gerçekten güzel bir tarif. Herkes çok begendi bütün gece tarif verdim:)) Yanlız tarifte toz şeker kullanılmış ama şeker erimediği için yerken çıtır çıtır hissediliyor. O yüzden bir daha denediğimde pudra şekeri yada robotta çektiğim toz şekeri kullanmayı düşünüyorum. Sonucunu yazarım bakalım formunda bir değişiklik olacak mı:))
MALZEMELER:
YAPILIŞI: Bütün malzemeleri iyice karıştırın. Biraz sertleşmesi için buzdolabında bekletin. Çıkarıp küçük toplar yapın ve hindistan cevizine bulayın. Servis zamanına kadar buzdolabında muhafaza edin.
NOT: Ben bu ölçülerin yarısını kullandım ve 12 kişiye yetecek kadar top çıktı.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!
Kalıcı Bağlantı
(22) Yorum yaz!
1/6/2008 · Kategori: Salatalar-Mezeler

Yine uzun zaman oldu ama artık kusuruma bakmayın:)) Gün menüsündeki tarifleri vermeye bu tadına aşık olduğum salata ile başlamak istedim. Tarifi ilk defa yesilkivi.com da gördüğümde renk cümbüşüne bayılmıştım. Kendisine tarif için çok teşekkür ediyorum. Buğdayın faydalarını bilip nerede kullanabileceğimi düşünürken çıktı bu tarif karşıma. İyiki denemişim ben bayıldım lezzetine. Gündeki herkes tarifini istedi. Deneyin pişman olmazsınız:))
MALZEMELER:
-
2 su bardağı haşlanmış buğday
-
3 domates(ben kullanmadım)
-
3 tane kırmızı biber
-
Yarım demet maydonoz
-
2-3 tane taze soğan
-
Yarım demet dereotu(ben evde olmadığı için kullanmadım)
-
1 su bardağı haşlanmış mısır
-
1 limon suyu
-
Yarım çay bardağı zeytinyağı
-
Tuz
-
3-4 yemek kaşığı nar ekşisi(kesinlikle olmazsa olmaz)
YAPILIŞI: Buğdayı bir gece öncesinden sıcak su ile ıslatıp bekletin. Ertesi gün yıkayıp limonlu tuzlu suda haşlayın. Pişen buğdayları süzdürüp soğumaya bırakın. Diğer yandan tüm malzemeleri küçük küçük doğrayın. Doğranan malzemeleri buğdaya ekleyip karıştırın. Nar ekşisi,limon suyu,tuz ve zeytinyağını ekleyip iyice karıştırın. Salatanız hazır demektir.....
Ben misafirlerimin geliş saatine kadar tuzunu ilave etmedim. Sebzeler yumuşayıp kötü görünmesinler diye. Domatesi salatalarda sevmediğim için koymadım ama lezzetli olabileceğini düşünüyorum. Nar ekşisi benim çok severek yediğim birşey olmamasına rağmen bu salataya inanılmaz tat katıyor. Nar ekşisi olmazsa güzel olmaz diye düşünüyorum:))
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!
Kalıcı Bağlantı
(7) Yorum yaz!
25/5/2008 · Kategori: Menuler

Ben bir ev kuşu olarak en çok sevdiğim şey misafir ağırlamaktır. Ama gezmeyi hele de eşim yanımda yokken gezmeyi hiç beceremedim takiii bu apartmana taşınıp yeni komşularımla tanışana kadar:)) Bizim binada çok güzel insanlar var gün yapalım daha sık görüşelim diyince deneyeyim bakalım nasıl birşey bu iş dedim:)) Tamamına gidemesemde çok hoş akşamlar geçirdim aralarında ve en son gün bu cumartesi akşamı bende oldu.
Çok güzel bir menü planlamıştım aslında ama çarşamba günü ilk nöbetimi tuttum hastanede:)) Tabii nöbet bitiminde berbat bir mide bulantısı,kusma,baş dönmesi derken kendimi iki gün evde hiç kalkmadan yatarken buldum....O derece ki oğlum anne ben acıktım dediğinde gözümü açtım ve saat akşamın beşi olmuş çocuğum ben hastayım diye sesini çıkarmadan aç aç oturup beklemiş. Eğer cumartesi sabahıda kötü uyansaydım günü ertelemek zorunda kalacaktım. Allahtan biraz daha iyiydim ve düşündüğüm menü olmasada daha basit şeylerle güzel bir menü hazırladım ve çok şükür güzel bir akşam geçirdik:))
Menüde neler mi vardı ?
-
-
-
Makarna salatası
-
Buğday salatası (yesilkivi.com dan)
-
Süslü patates salatası
-
Hindistan cevizli kartopu (portakalagaci.com dan)
-
Beyaz çikolatalı ganaj pasta
Söz veriyorum oğlumun doğum günü menüsüne dönmeyecek ve eksik olan tarifleri en kısa zamanda yayınlayacağım:)))
Kalıcı Bağlantı
(8) Yorum yaz!
13/5/2008 · Kategori: Kurabiyeler-Biskuviler

Bu tarif oğlumun doğum günü menüsünden:)) Bir çoğunuzun bildiği bir tarif aslında. Ama ben ilk defa denedim. Birçok tarif araştırıp sonunda sevgili mutfak güncesi nin tarifinde karar kıldım. Biz ailece çok beğendik. Hatta o akşam tam üç tepsi yapmak zorunda kaldım çünkü bir tepsisi eşim tarafından silip süpürüldü:)) Hani kaynana boğan diye bir kurabiye vardır. İçinde bolca nişasta olduğu için bu adı almıştır:)) Bu kurabiyede içeriğindeki nişastadan dolayı ona benziyordu ama fındık ve marmelatla beraber mükemmel olmuştu.

MALZEMELER:
25-30 adet kurabiye için
-
100 gr yumuşak tereyağ
-
1 çay bardağı sıvıyağ
-
1 çay bardağı pudra şekeri
-
1,5 çay bardağı nişasta
-
2,5 su bardağı un
-
1 kaşık yoğurt(katı yerinden olacak)
-
1 yumurta(sarısı içine akı üstüne kullanılacak)
-
1 paket vanilya
-
Yarım paket kabartma tozu
-
1 portakal kabuğu rendesi(ben kullanmadım)
Süslemek için:
- Kırılmış fındık
- Reçel yada marmelat
YAPILIŞI: Un,nişasta,pudra şekeri,vanilya ve kabartma tozunu kaba koyup tereyağını ekleyin. Kumlu bir hal alana kadar ovalayın. Sıvıyağ,yumurta sarısı,yoğurt ekleyip ele yapışmayacak kıvamda yumuşak bir hamur yoğurun.Bardağın büyüklüğüne göre unu arttırıp azaltabilirsiniz.Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlayın ortasına parmağınızla çukur yapın. Bastırdığınızda hamur çok çatlıyorsa bir süre dinlendirip deneyin. Önce yumurta akına sonra kırılmış fındığa batırıp tepsiye dizin. Önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında 25-30 dakika pişirin. Fırına koyduktan bir süre sonra çukurlar kabarıp kapanmaya başlıyor bu aşamada fırını açıp oklava ile çukurları yeniden belirgin hale getirin:)) Fırından çıkan kurabiyeleri iyice soğutun. Ortalarına çay kaşığı ile marmelat doldurun. Ben ahududu reçeli ve çilek marmelatı kullandım. Çünkü kırmızı renk çok şık oluyor.
AFİYET OLSUN!!!!!!!!!!!!!
Kalıcı Bağlantı
(11) Yorum yaz!
4/5/2008 · Kategori: Pastalar

Bu gördüğünüz yakışıklı benim minik oğlum:)) Yanındaki güzel kızda gelinimiz Sıla:)) Benim miniğim 11 Nisan'da 6 yaşını bitirdi ve kreşte güzel bir parti verdik. Daha doğduğu gün dün gibi ama oğlum kocaman bir adam oldu bile eylül'de okula başlayacak. Zaman mı hızlı geçiyor biz mi yaşlanıyoruz bilemiyorum ama evlat güzel şey. Rabbim isteyen herkese nasip etsin.....

Aslında ne hayaller kurmuştum aylardır araştırmalar yaptım pasta için. Güzel bir ambulans olacaktı bu pasta. Malzemelerimi temin etmekte gecikince kaldı malesef:(( Bu pastanın başına gelmeyen kalmadı. Herşey benim her zaman yaptığım pandispanya tarifi ile oynamamla başladı:)) Akıllılık edip 28 cm için yaptığım pandispanyayı 26 cm lik kalıba dökmem bütün hikayenin başlangıcı oldu. Aklım sıra her zaman 3 e kestiğim pandispanyayı biraz fazla pişirip 4 kata bölecektim. Çok masumane gibi görünen bu fikir son akşamda yapılmaya karar verilen pastanın bu berbat görünüme gelmesinin en büyük sebebi:)) Hani sizde benim gibi hatalara düşmeyin diye yayınlıyorum bu pastayı. Neyse keki kalıba döktüm koydum fırına. Başladı kabarmaya ama durmuyor. Sonra taşmaya başladı. Bir taraftan taşıyor bir taraftan fırının içine dökülenler yanıyor. Tabi ben fırını açmak zorunda kalıp yanan kekleri temizliyorum. Unutmadan o gece tam 13 çeşit hazırladım:)) Neyse sonunda pandispanya 1 saatten fazla bir zaman fırında tutulup pes edilerek çıkarıldı. Doğal olarak pasta yapmaktan bir daha vazgeçildi. Gece yarısına doğru bir baktım pandispanyanın içi pişmiş:)) Hemen aldım bıçağı elime ve tahmin ettiğiniz gibi bu pandispanyadan tam üç düzgün kat çıktı. Gözlerime inanamayarak hemen ganajı hazırladım. Çünkü pasta daha önce yayınladığım ganaj pastanın aynısı. Ganajı hazırladım pastayı halledip dışını kapladım attım dolaba. Bekle bekle donmaz. Saat ilerliyor ama benim ganaj donmamakta ısrarlı. Artık yorgunluktan elimi kolumu kaldıramayacak hale gelen ben eşimin ısrarlarına dayanamayıp yattım. Sabah 6 da uyandım. Dolabı açtım benim ganaj donmuş:)) O saatten sonra ne yapılabilir ki... Hemen sarı bir hamur hazırladım. Buzdolabından çıkardığım soğuk pastayı sarı hamurla kapladım. Tabi nolduuu şeker hamuru soğuk pastaya kaplanınca başladı terlemeye çünkü hava soğuk kolorifer yanıyor mutfak sıcak... Hemen pastayı balkona çıkardım. Tabi bu arada kurabiye kalıplarımla üstüne kelebekler yerleştirdim. Başka çarem yoktu çünkü o saatten sonra. Hem oğlumun sınıfının adı kelebekler olunca çokda uyumlu oldu:))) Pastayı balkonun kenarına koyup içeri girdim. Diğer gidecekleri paketlemek için. O arada noldu bilin yağmur başlamış.... Tabi pastanın bazı yerlerine yağmur damlaları gelmişti kiii allahtan farkettim. Ama üstündede küçük oyuklar oluşmuştu bile:)) Hemen üstüne küçük yuvarlaklar kesip yapıştırdım. Bu arada pastanın orta katını sütle ıslatmayıda unutmuşum. Pasta fırında 1 saatten fazla durunca kenarları sertleşmişti kalıptan ayırırken kenarları yamuk yumuk oldu:)) Bu gördüğünüz yamuk yumuk pasta tamamen benim eserim. Ömrümde yaptığım en kötü pastaydı:)) Demekki bir şeyi çok istememek gerekiyormuş:)) Sonuç böyle olabiliyor.
Tadı mı nasıldı. Harika olmuştu. Yiyenler bayıldı ama.... İşte böyle bir doğum günü geçirdik. Hep güzel şeyler yayınlanmaz yaa buda nazarlığımız olsun dimi yani.......
Kalıcı Bağlantı
(27) Yorum yaz!